İş Sürekliliği

SLA Sözleşmesinde Erişilebilirlik Taahhüdü Nasıl Okunur?

InsureHub Ekibi
02 Ekim 2026

Yazılım hizmeti satın alırken sözleşmede karşılaşılan erişilebilirlik taahhüdü çoğu zaman tek bir yüzdeyle ifade edilir. Bu yüzde güven verici görünse de tek başına pek az şey anlatır. Hangi sürenin ölçüldüğü, planlı bakımın hesaba katılıp katılmadığı, kesintinin nasıl tanımlandığı ve taahhüt karşılanmadığında ne olacağı, yüzdenin kendisinden daha belirleyicidir.

Bu yazıda bir sigorta acentesinin yazılım sağlayıcısıyla yaptığı hizmet seviyesi anlaşmasını (SLA) okurken nelere dikkat etmesi gerektiğini, maddeleri tek tek ele alarak açıklıyoruz.

Yüzdeler süreye nasıl çevrilir?

Erişilebilirlik yüzdesini anlamanın en kolay yolu, onu izin verilen kesinti süresine çevirmektir. Basit bir hesapla bir yılda yaklaşık 8.760 saat bulunur. Buna göre:

  • Yüzde 99: Yılda yaklaşık 87,6 saat, yani üç buçuk güne yakın kesintiye izin verir.
  • Yüzde 99,5: Yılda yaklaşık 43,8 saat kesinti anlamına gelir.
  • Yüzde 99,9: Yılda yaklaşık 8,8 saat, ayda ise ortalama 44 dakika civarında kesintiye karşılık gelir.

Bu hesap, iki taahhüt arasındaki farkın kâğıt üzerinde küçük görünse de pratikte günlerle ifade edilebileceğini gösterir. Ancak daha önemli olan, bu sürenin nasıl ve hangi dönem için ölçüldüğüdür.

Ölçüm dönemi

Taahhüdün aylık mı, çeyreklik mi yoksa yıllık mı hesaplandığı sonucu doğrudan etkiler. Yıllık ölçümde tek seferde yaşanan uzun bir kesinti, yılın geri kalanındaki iyi performansla dengelenebilir. Aylık ölçüm ise kesintilerin daha görünür olmasını sağlar. Acente için hangi dönemin kullanıldığını bilmek, beklentiyi doğru kurmanın ilk adımıdır.

Kesinti nasıl tanımlanıyor?

SLA metinlerinin en kritik bölümü genellikle tanımlar kısmıdır. Şu sorulara cevap aranmalıdır:

Kısmi kesinti sayılıyor mu?

Panel açılıyor ama teklif ekranı çalışmıyorsa bu bir kesinti midir? Bazı sözleşmeler yalnızca hizmetin tamamen erişilemez olduğu durumları kesinti sayar. Acente açısından ise kritik bir işlevin çalışmaması, panelin açık olmasından daha önemlidir.

Yavaşlık kapsamda mı?

Ekranların aşırı yavaş açıldığı durumlar teknik olarak "erişilebilir" sayılabilir. Performans eşiği tanımlanmamışsa bu durumlar SLA kapsamı dışında kalır.

Kesinti kim tarafından tespit ediliyor?

Kesintinin sağlayıcının izleme sistemleriyle mi, yoksa müşteri bildirimiyle mi başladığı kabul edilir? Bildirime dayalı tanımlarda, acentenin sorunu fark edip bildirene kadar geçen süre hesaba katılmayabilir.

Hariç tutulan durumlar

Hemen her SLA'da kesinti hesabından çıkarılan durumlar bulunur. Bunların makul olup olmadığını değerlendirmek gerekir:

  • Planlı bakım: Önceden duyurulan bakım süreleri çoğunlukla hariç tutulur. Bu durumda bakımın ne kadar önceden, hangi kanaldan duyurulacağı ve hangi saatlerde yapılabileceği de yazılı olmalıdır. Mesai saatleri içinde yapılabilen sınırsız bakım, taahhüdü anlamsız hale getirebilir.
  • Dış sistemler: Sigorta şirketlerinin servisleri gibi sağlayıcının kontrolünde olmayan sistemlerdeki sorunlar genellikle kapsam dışıdır. Bu makuldür; ancak yazılımın bu durumda nasıl davrandığı ayrıca sorulmalıdır.
  • Müşteri kaynaklı sorunlar: Acentenin kendi internet bağlantısı ya da cihazları kaynaklı erişim sorunları kapsam dışında kalır.
  • Mücbir sebepler: Kapsamının ne kadar geniş tanımlandığına dikkat edilmelidir.

Taahhüt karşılanmazsa ne olur?

Birçok SLA'da taahhüt karşılanmadığında sağlayıcı bir hizmet kredisi ya da indirim sunar. Bu kredilerin nasıl talep edileceği, ne kadar sürede başvurulması gerektiği ve üst sınırı olup olmadığı okunmalıdır. Ancak acente açısından gerçek değer çoğu zaman kredi değil, kesintinin nedeninin açıklanması ve tekrarını önleyecek adımların paylaşılmasıdır.

Destek yanıt süreleri

Erişilebilirlik taahhüdü kadar önemli bir diğer konu, destek taleplerine ne kadar sürede yanıt verildiğidir. İyi bir SLA, talepleri önem derecesine göre sınıflandırır ve her sınıf için ilk yanıt ve çözüm hedeflerini ayrı ayrı tanımlar. Acente için "teklif alınamıyor" ile "rapor başlığında yazım hatası var" aynı öncelikte olamaz.

Erişilebilirlik raporu nasıl okunur?

Bazı sağlayıcılar erişilebilirlik verilerini aylık raporlar ya da durum sayfası geçmişi halinde paylaşır. Bu raporlar okunurken yalnızca genel yüzdeye değil, kesintilerin dağılımına da bakmak gerekir. Ay içinde tek seferde yaşanan kırk dakikalık bir kesinti ile mesai saatlerine yayılmış onlarca kısa kesinti aynı yüzdeyi verebilir; ancak acentenin günlük işine etkileri çok farklıdır. Kısa ama sık kesintiler, kullanıcıların işlem ortasında oturumlarını ya da girdikleri bilgileri kaybetmesine neden olabilir.

Raporda kesintilerin hangi saatlerde yaşandığı, hangi işlevleri etkilediği ve kök nedenlerinin paylaşılıp paylaşılmadığı da değerlendirmeye değer bilgilerdir. Kök neden açıklaması bulunan ve tekrar eden sorunlar için alınan önlemleri gösteren raporlar, sağlayıcının erişilebilirliği sürekli iyileştirdiğine işaret eder.

Acente için pratik okuma listesi

Bir SLA metnini incelerken şu kontrol listesi kullanılabilir:

  1. Erişilebilirlik yüzdesini yıllık ve aylık kesinti süresine çevirin.
  2. Ölçüm döneminin aylık mı yıllık mı olduğunu not edin.
  3. Kısmi kesinti ve yavaşlık tanımlarını kontrol edin.
  4. Planlı bakımın duyuru süresi ve saat aralığı belirtilmiş mi bakın.
  5. Hariç tutulan durumların listesini okuyun.
  6. Destek taleplerinin öncelik sınıflarını ve yanıt hedeflerini inceleyin.
  7. Kesinti sonrası bilgilendirme ve olay raporu sağlanıp sağlanmadığını sorun.
  8. Erişilebilirlik verisinin size düzenli olarak raporlanıp raporlanmadığını öğrenin.

SLA'yı kendi hedeflerinizle karşılaştırmak

SLA'daki değerlerin anlamlı olup olmadığına karar vermenin yolu, onları acentenin kendi kurtarma hedefleriyle karşılaştırmaktır. Yenileme yoğunluğunun yaşandığı dönemlerde birkaç saatlik kesintiye bile tahammülü olmayan bir acente, aylık ölçülen ve kısmi kesintileri kapsayan bir taahhüdü daha anlamlı bulacaktır. Bu karşılaştırma, sözleşme görüşmesini genel bir pazarlıktan çıkarıp somut ihtiyaçlar üzerine kurar.

InsureHub bakış açısı

InsureHub, sigorta acentelerine web acente paneli ve mobil uygulama sunan bir yazılım şirketidir; hizmet seviyesi konularını ürünün teknik bir eki değil, acenteyle kurulan ilişkinin parçası olarak görür. Hangi işlevin acenteniz için kritik olduğunu, örneğin sigorta teklif programı ekranları ya da acente CRM kayıtları olduğunu belirledikten sonra, bu konulardaki sorularınızı demo talebi sonrasında ekibimizle konuşabilirsiniz.

Sonuç

SLA'daki erişilebilirlik yüzdesi bir başlangıç noktasıdır, değerlendirmenin kendisi değil. Ölçüm dönemi, kesinti tanımı, hariç tutulan durumlar ve destek süreçleri birlikte okunduğunda, sözleşmenin acentenin günlük işine gerçekte nasıl bir güvence sağladığı anlaşılır.